Merkür

6 dk okuma
Merkür
Görsel: NASA/Johns Hopkins University Applied Physics Laboratory/Arizona State University/Carnegie, Public domain · Wikimedia Commons

Temel bilgiler

Güneş'e ortalama uzaklıkyaklaşık 57,9 milyon km (0,39 AB)
Çap4.879 km
Kütleyaklaşık 0,055 × Dünya
Gün uzunluğu (bir dönüş)yaklaşık 58,6 Dünya günü
Gün doğumundan gün doğumunayaklaşık 176 Dünya günü
Yıl uzunluğuyaklaşık 88 Dünya günü
Uydu sayısı0
Yüzey çekimiyaklaşık 0,38 × Dünya
Yüzey sıcaklığıgece yaklaşık −180 °C, gündüz yaklaşık 430 °C

Kısaca

  • Merkür, Güneş Sistemi'nin en küçük ve Güneş'e en yakın gezegenidir.
  • Neredeyse hiç havası olmadığı için yüzeyi gündüz yaklaşık 430 °C'ye çıkar, gece yaklaşık −180 °C'ye iner.
  • Metal çekirdeği gezegenin içinin büyük bölümünü kaplar; oran Dünya'dakinden çok daha yüksektir.
  • Bir gün doğumundan ötekine yaklaşık 176 Dünya günü geçer; bu, iki Merkür yılı demektir.
  • Yılda birkaç kez, alacakaranlıkta ufka yakın çıplak gözle görülebilir.

Merkür nasıl bir yer?

Merkür, Ay'dan biraz büyük, kayalık küçük bir gezegendir. Güneş'in çevresini bütün gezegenlerden daha hızlı dolanır; adını Roma mitolojisinin ayağı çabuk ulak tanrısından alması da bundandır.

Yakından bakınca Ay'a çok benzer: gri, tozlu ve kraterlerle dolu. Okyanusu, bulutu ya da uydusu yoktur. Dünya'da 100 kg gelen biri orada yaklaşık 38 kg gelirdi.

Yüzey ve çok ince bir 'hava'

Merkür'ün gerçek anlamda bir atmosferi yoktur. Onun yerine ekzosfer denen, çok seyrek bir atom bulutu bulunur. Sodyum, potasyum ve oksijen gibi bu atomlar, güneş ışığı ve güneş rüzgârı (Güneş'ten yayılan yüklü parçacık akışı) tarafından yüzeyden koparılır. Bu kadar az gaz ne ısıyı tutabilir ne de solunabilir.

Isıyı tutacak bir hava örtüsü olmadığından Güneş batar batmaz sıcaklık hızla kaçar. Bu yüzden Merkür en yakın gezegen olduğu hâlde en sıcak gezegen değildir. Gündüz yüzey yaklaşık 430 °C'ye, yani kurşunu eritecek bir sıcaklığa ulaşır; gece tarafı ise yaklaşık −180 °C'ye düşer.

Yüzey, milyarlarca yıllık çarpışmaların izlerini taşır. En büyük iz olan Caloris Havzası'nın çapı yaklaşık 1.550 km'dir. Ovalarda bazıları 1,5 km'den yüksek, upuzun yamaçlar kıvrılarak ilerler. Bilim insanlarına göre bunlar gezegen soğuyup büzüldükçe oluştu; kabuk, kuruyan bir elmanın kabuğu gibi kırıştı.

Merkür'ün içi

Merkür boyutuna göre şaşırtıcı derecede ağırdır. Demirce zengin çekirdeği, gezegen yarıçapının yaklaşık yüzde 85'ine kadar uzanır; üstünde yalnızca ince bir kayaç manto ve kabuk kalır. Dünya'da ise çekirdek, merkezden yüzeye olan yolun ancak yarısına kadar gelir.

Çekirdeğin bir kısmı hâlâ eriyik durumdadır ve bu sıvının ağır ağır hareketi, Dünya'nınkinin yaklaşık yüzde 1'i kadar zayıf bir manyetik alan üretir. Merkür'ün neden bu kadar çok metal içerdiği hâlâ tartışılıyor. Bir görüşe göre gezegenin ilk dönemlerinde yaşanan dev bir çarpışma, dış kayaç katmanlarının çoğunu söküp attı.

Bu iç yapı yüzeyi de etkiler. MESSENGER, yüzeyde beklenenden fazla kükürt ve potasyum gibi kolay buharlaşan elementler buldu. Bu bulgu, gezegenin çok yüksek sıcaklıklarda oluştuğunu savunan bazı eski modelleri zorladı ve Merkür'ün kökeni tartışmasını yeniden açtı.

Alışılmadık bir takvim

Merkür kendi ekseni çevresinde 58,6 Dünya gününde bir döner, Güneş'in çevresini ise 88 günde dolanır. Bu iki hareket 3'e 2 oranında birbirine kilitlenmiştir: Güneş çevresindeki her iki turda gezegen kendi çevresinde üç kez döner.

Sonuç, çok uzun bir güneş günüdür. Bir gün doğumundan ötekine yaklaşık 176 Dünya günü geçer; yani tek bir Merkür 'günü' iki Merkür yılı sürer. Yörüngesi de gezegenler arasında en basık olanıdır; Güneş'e uzaklığı yaklaşık 46 milyon km ile 70 milyon km arasında değişir.

Ekseni neredeyse dimdik olduğu için Merkür'de gerçek mevsimler yoktur. Kutuplara yakın derin kraterlerin dibine hiç güneş ışığı düşmez; buralar buz barındıracak kadar soğuk kalır.

Bu düzenin ilginç bir sonucu da var: Merkür'ün bazı yerlerinde Güneş doğduktan sonra gökte kısa bir süre durur, biraz geri gider, sonra yeniden yoluna devam eder. Bunun nedeni, gezegenin Güneş'e en yakın noktasından geçerken yörüngedeki hızının, kendi dönüş hızını kısa süreliğine geçmesidir.

Merkür'e yapılan yolculuklar

Merkür'e ulaşmak zordur. Güneş'e doğru 'düşen' bir uzay aracı öyle hızlanır ki, yörüngeye oturabilecek kadar yavaşlamak için yıllarca gezegenlerin yakınından geçerek fren yapması gerekir.

İlk ziyaretleri NASA'nın Mariner 10 aracı yaptı; 1974 ve 1975'te gezegenin yakınından üç kez geçerek yüzeyin yarısına yakınını fotoğrafladı. NASA'nın MESSENGER aracı önce üç kez yakın geçiş yaptı, ardından 2011–2015 arasında Merkür'ün yörüngesinde kaldı. Tüm gezegenin haritasını çıkardı, kutup kraterlerinde su buzu bulunduğuna dair güçlü kanıtlar topladı ve görevinin sonunda bilinçli olarak yüzeye indirildi.

Avrupa Uzay Ajansı ESA ile Japonya'nın uzay ajansı JAXA'nın ortak görevi BepiColombo 2018'de fırlatıldı. 2026 sonbaharı itibarıyla aracın Merkür yörüngesine girişi Kasım 2026'da planlanıyor. Ardından iki ayrı yörünge aracına ayrılması, asıl bilimsel çalışmaların da 2027'de başlaması bekleniyor.

BepiColombo'nun iki parçası farklı işler üstlenecek. ESA'nın yörünge aracı yüzeyi ve iç yapıyı haritalayacak; JAXA'nın Mio aracı ise manyetik alanı ve gezegeni saran parçacık ortamını inceleyecek. Böylece MESSENGER'ın açık bıraktığı sorulara, örneğin çekirdeğin neden bu kadar büyük olduğuna, yeni veriler gelecek.

Gökyüzünde Merkür'ü görmek

Merkür gökyüzünde Güneş'ten hiç uzaklaşmaz; bu yüzden onu ancak alacakaranlıkta, ufka yakın görebilirsiniz. Gün batımından kısa süre sonra batıya ya da gün doğumundan kısa süre önce doğuya bakın.

En iyi fırsatlar, Merkür'ün Güneş'ten en uzakta göründüğü en büyük uzanım dönemleridir; bu açı en fazla yaklaşık 28 dereceye ulaşır. Her biri bir iki hafta sürer ve yılda birkaç kez yaşanır. Açık ve düz bir ufuk çok işe yarar. Gezegen parlak, titremeyen, hafif pembemsi bir yıldız gibi görünür.

Türkiye'den bakıldığında akşam gökyüzü için ilkbahardaki uzanımlar, sabah gökyüzü için sonbahardakiler genellikle daha elverişlidir; çünkü bu mevsimlerde gezegenin yolu ufka daha dik açı yapar ve Merkür daha yüksekte görünür. Yaklaşan uzanım tarihlerini gökyüzü takvimlerinden ya da planetaryum uygulamalarından öğrenebilirsiniz.

Küçük bir teleskopla Merkür'ün minik bir Ay gibi evreler gösterdiği görülür, ama yüzey ayrıntısı seçilmez. Dürbünü ya da teleskopu asla Güneş'in yakınına çevirmeyin. Güneş tamamen batana kadar ya da henüz doğmamışken gözlem yapın; optik bir aletten bir anlık güneş ışığı bile gözde kalıcı hasar bırakabilir.

Biliyor muydunuz?

Merkür ara sıra tam olarak Dünya ile Güneş'in arasından geçer ve güneş diskinin üzerinde ilerleyen küçük siyah bir nokta gibi görünür. Buna geçiş denir. Bir sonraki Merkür geçişi 13 Kasım 2032'de olacak; yalnızca uygun güneş filtreleriyle izlenmelidir.

Kaynaklar

Okumaya devam et